Zeytinyağı Nasıl Yapılır

Çeşitli sistemlerle elde edilen natürel zeytinyağı tüketiciye sunulmadan önce, kalitesinde meydana gelebilecek bozulmaların önlenmesi için uygun koşullarda saklanması gerekmektedir. Etkin ve sağlıklı bir depolama yapabilmek için zeytinyağının biyolojik ve kimyasal özellikleri ile depolama materyallerinin bazı özelliklerinin tam olarak bilinmesi gerekmektedir.

Günümüz zeytinyağı sanayii daha büyük üretim ünitelerine doğru yol aldıkça işletmelerde kullanılan depolama tanklarının kapasiteleri de üretim potansiyeli ile orantılı olarak artmaktadır.

Depolamada kullanılan bu tankların özelliklerini kısaca belirtmek gerekirse;
1-) Tanklar sıvı geçirgenliği olmayan maddelerden imal edilmelidirler.
2-) Tankların yapımlarında kullanılan maddeler yağa karşı fiziksel ve kimyasal olarak stabil olmalıdır.
3-) Yağı bozucu koku ve tatları bünyesine almamalı, oksidasyona neden olacak metalleri içermemelidir.
4-) Yağları hava ve ışıktan korumalı, yağı sabit sıcaklıkta tutmalıdır. Isı tercihen 15 º C olmalıdır.

a- Yer Altı Tankları :

Geleneksel yer altı tankları zeytinyağı depolanması için en çok kullanılan ve en uygun olanlarıdır. Bu tanklar iç yüzeylerinin uygun bir maddeyle ve yeterince kaplanmaları şartı ile;
- İyi bir depolama sağlarlar,
- Hava ve ışıktan korur ve,
- İstenilen en uygun sıcaklık derecesini temin ederler.

b- Yer Üstü Tankları :
Geleneksel yer altı tanklarının yapılmasında karşılaşılan zorluklar nedeniyle bunlara alternatif olarak daha basit ve kullanımı daha kolay yer üstü tankları imal edilmiştir. Uzun yıllar boyunca zeytinyağları, içleri kalaylı veya galvanizli saç bandonlarda, emaye döşeli kaplarda alüminyum depolarda oldukça iyi şartlarda depolanmışlardır. Ancak yapılan çalışmalar göstermiştir ki zeytinyağının kalitesini en iyi koruyarak muhafaza etmek için kullanılan en uygun materyal paslanmaz çelik tanklardır.

Zeytinyağı Nasıl Muhafaza Edilmeli ?

C’dir.
°Zeytinyağı doğrudan güneş ışığı görmeyen serin yerlerde saklanmalıdır. Saklama için en uygun sıcaklık derecesi 14- 15
- Zeytinyağı her türlü kokuyu çeker, içine alır. Bu nedenle yabancı koku olmayan yerlerde ağzı kapalı olarak muhafaza edilmelidir.
-Zeytinyağları renkli cam şişelerde renkli camlı damacanalarda ve içi laklı teneke kutularda dolu olarak saklanmalıdır. Plastik bidonlar, kalaysız teneke veya saç kaplar uygun değildir. Zeytinyağı ağzı açık olarak uzunca bir süre hava ile temas
ederse yağ bozulmaya başlar; asitliği de yükselir.
-Usulüne uygun olarak saklanan naturel zeytinyağları özelliklerini kaybetmeden 2 yıl; riviera ve rafine zeytinyağları 1.5 yıl dayanırlar.
Kaliteli Zeytinyağı Üretiminde Dikkat Edilecek Hususlar

Zeytin yağı kalitesine etki eden faktörlerin etki derecelerine bakıldığında zeytinin olgunluk derecesinin % 50, zeytin hasat tekniğinin % 30, yağ çıkarma sisteminin % 15 ve muhafaza şeklinin de % 5 kaliteye etki etmekte olduğu bildirilmektedir.

Zararlılar açısından özellikle hasat öncesi zeytine zarar verdiği çok iyi bilinen Zeytin Sineği (Bactrocera olea Gml.) ile yeterince mücadele edilmelidir. Zeytin sineği zararlısına maruz kalan danelerden elde edilen yağlarda çeşitli biyokimyasal aktiviteler nedeni ile önemli kalite bozuklukları görülmektedir. Zeytin Sineği zararlısı yağın hidroliz (asitlik artışı) ve oksidasyonuna (ransidite = acılaşma) sebep olmasının yanında, yağ asidi kompozisyonuna da ve yağın sabunlaşmayan bileşikleri üzerine de etkilidir. Bu konuda yapılan araştırma sonuçları göstermiştir ki, zeytin sineği hasar yoğunluğuna bağlı olarak yağların doymuş yağ asitleri (genellikle palmitoleik, stearik ve linolenik) kompozisyonları artmış, oleik asit miktarları azalmıştır. Bunun yanında sabunlaşmayan bileşenlerden ve aynı zamanda da tabii bir antioksidan olan polifenol miktarını azaltmakta, sterol kompozisyonu üzerine de bazı olumsuz etkilerde bulunmaktadır.

Zeytin hasadında mutlaka mekanizasyona geçilmeli, eğer imkanlar elvermiyorsa hasat mutlaka elle yapılmalıdır.Çünkü elle hasatta sağlam ürün elde edebilme avantajı vardır. Çünkü mekanik olarak zarar görmüş zeytin çeşitli mikrobiyal faaliyetlere açık olabileceğinden daha çabuk bozulur, bu da yağ kalitesine doğrudan etki eder. Ağaçtan elle toplanmış zeytinler, yerden toplanmış ve zarar görmüş zeytinler ayrı ayrı şekilde işletmeye taşınmalı ve ayrı ayrı işlenmelidir

Hasat esnasında ve olgunlaşıp da kendiliğinden yere düşen zeytinlerin toprak ile kontaminasyonunu önlemek için ağaçların altına mutlaka brandalar konulmalıdır. Bu zeytinler de sağlam zeytinlerden daima ayrı olarak işlenmelidir.

Hasat edilen zeytinler mümkün olan en kısa yoldan ve en kısa zamanda, 25 cm.’yi geçmeyen tabakalar halinde ,hava almaya imkan veren ve taneye zarar vermeyen, bozulmalarına neden olan kızışmaları önleyen kafesli ve delikli plastik kasalar içerisinde kullanılarak fabrikaya ulaştırılmalı ve bekletilmeden yağa işlenmelidir. Özellikle, küfeler, jüt veya naylon çuvallar zeytin tanesini hırpalamakta,ezmekte ve mikrobiyal faaliyeti hızlandırmaktadır.

Yağ işlenme öncesinde eğer zeytinler bekletilecek ise, 25 –30 cm yüksekliği geçmeyen yığınlar halinde ve iyi havalandırılan yerlerde, mümkün ise tahta veya plastik kerevetlerde 2-3 gün civarında bekletilebilirler.

Fabrikalarda özellikle ürünün bol olduğu yıllarda bekletilmelerin önlenebilmesi için hasadın programlanarak yapılması gerekmektedir.

Düşük asitli, daha aromalı yani kısaca daha kaliteli zeytinyağın elde edilmesi bakımından zeytinlerin erken hasat edilmesi yaygınlaştırılmalıdır.

Sadece ‘‘tek’’ çeşidin yağı yemeklik olur şeklindeki bir anlayış bilimsel olarak doğru değildir. Bütün çeşitlerin yağları yemeklik olabilir. Genetik açıdan kötü yağ veren bir zeytin çeşidi yoktur. Ancak her zeytin çeşidinin özellikle de yağın duyusal nitelikleri, hasat zamanı, çeşit, yöre, toprak özellikleri ve yağ işlemede kullanılan teknoloji gibi değişik faktörlerin etkisi ile değişik olabilir.

Zeytinlerin fabrikada yağa işlenmesi yıkama işlemiyle başlar.Zeytinyağı üretim sistemleri ne olursa olsun hijyenik ve kaliteli bir ürün için yıkama ve ünitelerin periyodik temizliği şarttır .


Natürel zeytinyağının elde edilmesindeki işlemler temel olarak, 37 oC’ yi geçmeyen fiziksel işlemlerdir. Zeytinyağı üretiminde sistem ne olursa olsun, elde edilecek zeytinyağının kalitesinin muhafazası açısından , hamur sıcaklığı 25 oC’yi ve su sıcaklığı da 40 oC’yi geçmemelidir

Modern kontinü sistem yağ fabrikaları çalışması kolay fakat dikkat ve bilgi isteyen makineler ihtiva eder. Kullanıcıların değişik kalitedeki zeytinlerin işlenmesinde bilinçli hareket etmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yağ randımanı düşer, karasu ve pirinada daha fazla yağ kalır. Klasik veya modern sistemlerden elde edilen yağın karasudan ayrılması dikey santrifüj separatörler ile yapılmaktadır. Bu nedenle otomatik veya manuel temizlemeli separatörler sık sık temizlenmeli ve gerekli ayarlar yapılmalıdır.

Zeytinyağı üretiminde, kalite özellikleri (duyusal ve kimyasal nitelikler) bakımından en iyi ve en dayanıklı olan yağ modern kontinü sistem ve klasik sistemlerden de kuru sistem yağlarıdır. Sulu sistemlerin yağları bunlara göre daha az dayanıklıdır. Bu bakımdan modern kontinü sistemlerin yaygınlaştırılması gereklidir Yağ verimi açısından da en yüksek verime sahip olanlar kontinü sistemlerdir.Aynı zamanda bu sistem daha az işçilik gerektirdiği gibi, çevre üzerine daha az zarar verici etkiye sahiptir.

Çeşitli sistemlerle elde edilen yağlar , kalite nitelikleri ve ticari sınıfları, işletme şartlarında kurulacak olan laboratuarlarda tespit edilmeli ve tüketiciye sunulmayı beklerken de kalitesinde meydana gelebilecek bozulmaların önlenmesi için uygun şartlarda saklanması gerekmektedir.

Zeytinyağın analitik özellikleri yanında duyusal (organoleptik) özellikleri de oldukça önemlidir. Analitik değerleri uygun olduğu halde işleme ve saklama şartlarındaki olumsuz faktörler nedeni ile duyusal özellikleri bakımından kusurlu olan yağlara rastlamak mümkündür.


Zeytinyağının Kalitesini Dışarıdan Rengine Bakılarak Anlayabilir miyiz ?
Zeytinyağının kalitesi rengine bakılarak anlaşılamaz. Zeytinyağının rengi zeytin çeşidine, olgunluk durumuna ve hasat zamanına bağlı olarak değişiklik gösterir. Ancak onu koklayarak ve tadarak duyusal özellikleri hakkında bilgi sahibi olunabilir.

evda sabun yapımı

Sabun, suyla birleştiğinde temizlemede kullanılan maddelerden kalıp ya da sıvı şekilde olanlara verilen genel ad.

Sabunun temizleyici etkisi, suyu çeken ince bir tabaka ile yağ parçacıklarını sarabilme yeteneğinden doğar.

Evlerde kullanılan sabunlar, doğada bulunan bitkisel ve hayvani yağlardan elde edilen yağ asitlerinin tuzlarıdır. Serbest halde bulunan karboksilli asitlerden de çeşitli sabunlar yapılabilir. Sentetik temizleme maddelerinin kullanıldığı 1930 senesinden itibaren aynı manada kullanılan sabun ve deterjan kavramları birbirinden ayrılmıştır.

Sabunun tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. Pompei'deki lav örtüsü altında kalan toprakta sabun kalıpları bulunmuştur. Modern sabun imali, 19. yüzyılda Fransız kimyageri, Eugène Chevreul'ün sabunun bir yağ asidi tuzu olduğunu göstermesinden sonra gelişmiştir.

Tarihte, sabunlar genellikle sodyum, soda küllerinin ya da potasyum ve tuzlarının ve yağlı asitlerinin kül suyuyla sabunlaştırma tepkimesine girmesi sonucu elde edilirlerdi. Temeldeki yağların hidrolizi gliserol ve rafine sabunu oluşturur.

Sabun, temizleme amacı yanında kozmetik, losyon, krem, sprey, ilaç yapımında kullanılır. Endüstride boya, plastik döküm, metal çekme işlerinde, sentetik kauçuk ve plastiklerin birçok türünün imalatında, su geçirmez tekstil üretiminde, metallerin paslanmasını önleyici yardımcı malzeme olarak birçok alanda kullanılmaktadır.

Sabunun özellikleri

Sabun yüzey aktif bir maddedir. Su veya organik maddelerde çözündüğü zaman bu sıvıların yüzey gerilmelerini azaltır ve sıvı içerisindeki maddeleri yüzer duruma getirir. Örneğin eller sabunlu suyla yıkandığında, kir, sabun molekülleri etkisiyle gevşeyip çözünür ve su içinde yüzmeye başlar, akan su ise bu kirleri elden uzaklaştırır. Magnezyum ve kalsiyum tuzları yönünden zengin olan sert sularla yapılan yıkanmalarda sabunun asit kökü bu iyonlarla çözünmeyen tuzlar meydana getirerek çöker. Sudaki sertliğe sebep olan iyonların hepsinin bu şekilde çöktürülmesinden sonra köpük dolayısıyla temizleme işlemi başlamış olur.

Sabun kullanılma amacına göre imal edilir. Genel olarak suda çözünebilen ve çözünmeyen olmak üzere iki sabun cinsi vardır. Suda çözünebilenler, yağ asitlerinin sodyum veya potasyum tuzudurlar. Bunlar genel temizlik maksadıyla kullanılırlar. Suda çözünmeyen sabunlara "sert sabun" denir ki, bunlar alüminyum, kalsiyum, magnezyum, baryum, lityum, çinko, kurşun, kobalt ve bakır gibi katyonları ihtiva eden yağ asidi tuzlarıdır. Suda çözünmediği halde, organik sıvıların içinde çözünebilirler. Sabun, yağlama, organik jelatin vasıtası, organik reaksiyon katalizörü ve vinil plastiklerinin dengeye getirilmesinde kullanılır.

Sabunun bileşimi

Sabun yapımında kullanılan monokarboksilli asitlerden en önemlileri, doğada serbest olarak bulunan 12, 14, 16 veya 18 karbon atomu ihtiva eden yağ asitleridir. Bu yağ asitleri, yağlarda gliserinleştirilmiş olarak bulunur. Sabun yapımında en çok kullanılan yağ cinsleri hayvanlardan elde edilen iç yağlar, pamuk yağı, hidrojenlenmiş bitki yağları, balık yağı vb. gibi maddelerdir. İç yağlar, hidrojenlenmiş yağlar ve balina yağından yapılan sabunlar katı ve suya dayanıklıdır. Hindistancevizi yağı ihtiva eden yağlardan yapılan sabunlar suda kolay çözünür ve bol köpük yapar. Sodyum stearat oldukça sert sabun olup, küçük köpüklüdür. Köpükleri de oldukça kararlıdır. Traş sabunları bu türdendir. Köpüklerin küçük ve sık olması sakalları bir arada tutarak traşın kolay olmasını sağlar. Suda çözünebilirliğini arttırmak için, sodyum stearata potasyum stearat da ilave edilir. Sert sodyum stearat sabunu, 60-100 derece arasında sıcak suda iyi temizleyicidir. Sodyum stearat kozmetik, krem, losyon ve buna benzer maksatlarla da kullanılır. Suda kolay çözünebilen ve düşük su sıcaklıklarında da temizleme gücü büyük olan ve mayi sabun olarak bilinen yumuşak sabun yağ asitlerinin tuzudur.

Evde sabun yapımı

Kaliteli banyo ve el sabununu evde yapmak mümkündür. Evde biriken yağ, iç yağ, kuyruk yağı veya bunların karışımı sabun yapılarak değerlendirilebilir. Bu maksatla evvela yağ kaynatılarak süzülür ve 40 dereceye kadar soğutulur. Kostik soda, su ile karıştırılıp kaynatılarak 25 dereceye kadar soğutulduktan sonra, bu iki sıvı ağır ağır birbirine karıştırılır. Karışım tahtadan kalıplara dökülerek sabun elde edilir. Bu sabunun bileşimi 0,4 kg kostik soda (NaOH), 1,2 litre su ve 2,7 kg yağdır.

alıntıdır

Dövme Nasıl Yapılıyor



herkez merak eder korkudan birçok insan yaptırmak bile istemez. Fikir edinmek isterseniz bakınız ama sakın evde denemeyin ttenoz falan olursunuz.

coca cola kapagından zincir

yolda evde arabada en bunaldığımız anda aklıma ilk gelen şey kola oluyor e tabi 1 kişinin içebileceği bir kutu kola olunca bol bol tüketiyoruz tüketipde çöpe yolladıgımız bu kutulardan rapçilerin en sevdiği boyun zinciri ya farklı aksesuarlar yapmak isterseniz video yu izleyin


See What You Can Do With Coke Can Lids - video powered by Metacafe

bayat ekmekten yemek yap hadi



Mevlana’dan

Ekmeğin zevkini, ancak aç kimse bilir; tok olan, o zevki, hiç bilmez! Ekmekçi dükkanındaki ekmeklerden dükkanın ne haberi vardır?

Ekmekçi aç olsaydı, ekmeği hiç satmazdı; seher rüzgârı gülün kıymetini bilseydi, onu saçıp dökmezdi!

Bayat ekmekle yapılan yemekler

Ekmek Dilimi

Malzeme:1 bayat ekmek, 3 yumurta, 1 kaşık nişasta, 3 kaşık un, 1 çay bardağı rendelenmiş az tuzlu peynir, 1 küçük demet maydanoz, 1 çay bardağı su, yeterince tuz, 1 su bardağı yağ

Hazırlanışı:

Un, yumurta ve nişasta ile birlikte bir telle güzelce çırpılır. İçerisine bir çay bardağı rendelenmiş peynir, ince kıyılmış maydanoz ve bir çay bardağı su katılarak hepsi birlikte güzelce karıştırılır.

Diğer taraftan bir veya iki günlük bir bayat ekmek, birer santim kalınlıkta düzgünce dilimler halinde kesilir. (Peynirin tuzu, ekmeğin tuzu kâfi geleceğinden ekmek dilimi için pek tuz istemez.)

Bir tavada bir su bardağı çiçek yağı kızdırılır. Kesilen ekmekler, yumurtalı malzemeye bulanıp çıkarılır, bekletilmeden hemen kızgın yağa atılır. Ekmeklerin iki tarafı nar gibi kızartıldıktan sonra sıcak olarak yenir.

Ekmek Kavurması

Malzemesi:1 adet bayat ekmek, 125 gram margarin, 1 çay bardağı su

Hazırlanışı:

Bayat ekmek parçaları lokma büyüklüğünde doğranır. Tencerede kızartılmış yağ üzerinde kavrulur. Ekmekler kavrulurken bir çay bardağı soğuk su üzerine serpilir. İyice karıştırıldıktan sonra tencerenin kapağı kapatılıp 5 dakika pişirilir. Daha sonra servis yapılır.

Kalacuş

Malzemesi:1 adet bayat ekmek, yarım paket margarin, 3 bardak su, 250 gram yoğurt, 1 baş kuru soğan

Hazırlanışı:

Bayat ekmek, küpler şeklinde bıçakla kesilerek derin bir kaba konulur. Margarin tavada kızdırılır. Soğan, kızgın yağda pembeleşinceye kadar kavrulur. Çalkanarak ayran kıvamına getirilen yoğurt ve su, yağ ve soğanın bulunduğu tavaya ilave edilir. Birkaç dakika kaynatıldıktan sonra, oluşan karışım derin kapta bulunan doğranmış bayat ekmeklerin üzerine dökülür. Kabın kapağı kapatılır. Bir süre ateşin üzerinde tutulur ve hemen servise sunulur.

Siron

Malzemesi: 1 adet bayat pide, yarım paket margarin, 1 bardak su, 2 su bardağı yoğurt

Hazırlanışı:

Kibrit kutusu büyüklüğünde pideler bıçakla kesilir. Tepsiye dik gelecek şekilde dizilir. Dizildikten sonra yarım paket margarin eritilir. 1 bardak su eriyen yağın üzerine dökülür ve kaynatılır. Burada oluşan yağlı su, kesilmiş ve tepsiye dizilmiş pidelerin üzerine dökülür. Daha sonra 2 su bardağı yoğurt çırpılarak bu hazırlanan pidelerin üzerine uygun şekilde yayılarak dökülür. Kabın kapağı örtülerek hafif ateşte ısıtılır ve servise sunulur.

Peynirli bayat ekmek köftesi

Malzeme: 1 bayat ekmek, yarım kalıp beyaz peynir, 1 demet maydanoz, 2 yumurta, 1 adet soğan, tuz, köfte baharı, pul biber

Hazırlanışı:

Bayat ekmek, üzerine su serpilerek nemlendirildikten sonra ufalanır. Ufalanan ekmeğin içerisine yarım kalıp sert beyaz peynir rendelendikten sonra 1 demet maydanoz doğranır; 2 yumurta kırılır; 1 adet orta boy soğan rendelenir; tuz, köfte baharı ve pul biber katılır.

Bu karışım yoğrularak köfte şeklinde parçalara ayrılır. Köfteler önce una, sonra çırpılmış yumurtaya, daha sonra galeta ununa bulanıp kızgın yağda kızartılır.

Bayat ekmekle yapılan tatlılar

Ekmekli puding

Malzemeler: 1 bayat ekmek, 250 gram frenk üzümü, yarım kilo böğürtlen, 1,5 çay bardağı şeker, 1 çay kaşığı vanilya, 1 yemek kaşığı limon suyu

Hazırlanışı:

Ekmeğin kabukları temizlendikten sonra yarısı 1 cm kalınlığında dilimlere ayrılır. Ekmeğin diğer yarısından 8 cm çapında bir yuvarlak kesilir. Yuvarlak parça dibi çiçek şeklinde bir kek kalıbına yerleştirilir. Şeker, böğürtlen, frenk üzümü ve vanilya, üzerlerine limon suyu ilave edilerek 5 dakika kısık ateşte karıştırılır.

Hazırlanan karışım kaba boşaltıldıktan sonra üzerleri ekmek dilimleriyle kaplanır. Üzeri folyo ile sarılıp buzdolabında bir gece dinlendirilir. Kalıp servis tabağına ters çevrilip frenk üzümü, krem şanti ve böğürtlen ile servis yapılır.

Bayat Ekmek Tatlısı

Malzemeler:5-6 dilim bayat ekmek içleri, 2 su bardağı toz şeker, 1 kaşık margarin, 3 adet yumurta, 2 su bardağı süt, 1 adet limon kabuğu rendesi, 1 paket vanilya

Hazırlanışı:

Şekerden iki kaşık ayırıp, kalanı ile kıvamlı şurubu hazırlayınız. Bayat ekmek içlerini sütle ıslatınız. Yumuşayınca ezerek koyu bir bulamaç yapınız. Erimiş yağa yumurtaları katıp, karıştırınız. Sonra bu karışıma ekmekleri ilave ediniz.

Küçük yağlanmış tepsiye karışımı koyup, yayınız. Üzerine ayırdığınız şekerleri dökünüz.Isıtılmış orta hararetli fırında katılaşıncaya kadar pişiriniz.

Fırından çıkarıp, üzerine ılık şurubu dökünüz. İstenilen şekilde kesip, servis yapınız.

Bademli ekmek dilimleri

Malzeme: 1 bayat ekmek, 1 kutu krema, 2 yumurta, tereyağı, bal, badem

Hazırlanışı:

Bayat ekmek dilimleri, krema ve yumurta ile hazırlanan karışıma batırılarak ıslatılır. Islatılmış ekmeklerin iki tarafı da, kızdırılmış tereyağında kızartılır. Kızarmış ekmeklerin üzerine bal sürülür. Servis tabağına dizilen ballı ekmeklerin üzerine kıyılmış badem serpilir.


Moral dergisi

kutu nasıl yapılır

 .
.
.
.
.
.
.
.
.


 FEFCO 0201 Standard Kutu
Standard kutunun bütün kapakları aynı boydadır. Dış kapakları kutunun ortasında birleşir. İç kapakları arasında kalan mesafe, kutu boy- en orantısına bağlı olarak değişir. Pek cok ürünün ambalajı olurlar. Ürünün tabanlarda daha iyi korunması istenirse kutu kapakları arasında kalan bosluğa ölçüye uygun bir parça yerleştirilir. Bu yöntem özellikle birden fazla dalgadan üretilen ve birçok ürünün paketlendiği kutularda kutu tabanında oluşan kademe farkını ortadan kaldırmak için kullanılır. Böyle durumlarda daha az ekonomik olan 204 nolu kutu da kullanılabilir.
FEFCO 0202 Çift Taraftan Bindirmeli Kutu
Standard kutudan farkı tüm kapak boylarının belirlenen ölçülerde uzun tutularak, dış kapakların üstüste bindirilmesidir. En kapakları arasındaki boşluğu, üretim ve kullanım açısından ekonomik hale getirmenin bir başka yolu olan bu çözüm, genellikle ağır ürünlerin ambalajı olarak kullanılır. Aksi halde kutu tabanı yere paralel gelmeyeceği için istifte problem yaratır. Bu tiplerin kapakları genellikle tel dikişle kapatılır.
FEFCO 0203 Tam Kapaklı Kutu
Kutu dış kapaklarının tam olarak üstüste bindirildiği bu tip, çökmeye dayanıklıdır. Genellikle en ölçüsü dar olan ve yan yüzü üstüne istiflenen kutular, başlarda oluşan mukavva katı nedeniyle istife dirençlidir.
FEFCO 0215 Geçme Tabanlı Kutu
Kalıplı kutu çeşitlerinden olan bu kutu, bant gerektirmeden belirli bir sıra ile kapatılınca kilitlenen alt ve üst kapakları nedeniyle genellikle tüketici ambalajı olarak değerlendirilir. Eklemesi kutu üreten firmada genellikle yapıştırma olarak yapılır.
FEFCO 0301 Teleskopik Tava
Kalıplı veya standard olarak üretilen bu tavalar, düz şekilde sevk edilirler. Kurulduktan sonra köşeleri kullanıcı firma tarafından yapıştırılır veya dikilir. Ülkemizde yaygın olarak kesme çiçek ambalajı olarak kullanılır.
FEFCO 0320 Teleskopik Kutu
İki tane 0200 kodlu tek taraftan kapaklı kutunun ağızları yüzyüze gelecek şekilde biribiri üzerine geçmesi ile oluşur. Genellikle iç ve dış kutu farklı oluklu mukavvalardan üretilir. Yan duvarlarda çift kat mukavva kalınlığı olması kutunun dayanıklı olmasını sağlar. Özellikle narenciye ambalajı olarak kullanılan bu tiplerde, kutunun çökme değeri, iklim koşulları, istifte bekleme, sevkiyat gibi dış etkenlere bağlı olarak azaldığından, iç kutular çift dalga, hatta bazı yüzlerde çeşitli yardımcı malzemeler kullanılarak neme dayanıklı olarak üretilirler. Dış kutular ise liner'da genellikle beyaz veya mermerli kağıtlar kullanılarak çarpıcı baskılarla üretilirler. Özellikle geniş yüzeylere yapılan baskıların neden olduğu yüzey ezilme değeri kaybı, bu kutu türünde azalmaktadır.
FEFCO 0350 - 0351 Bulk Bin
Taneli ve toz halindeki ürünlerin ambalajında kullanılırlar. Sekizgen tüp şeklindeki yan duvarların alt ve üstüne geçirilen sekizgen tavalarla şekillendirilen bu kutu, geometrik formu nedeniyle çok büyük yükler taşıyabilir. Paletle hareket ettirilir, çemberlenerek palete sabitlenir. Toz halindeki ürünler sözkonusu olduğunda içerisinde büyük boy köruklu plastik torba kullanılır.
FEFCO 0409 Tek Parça Teleskopik Kutu
Genellikle otomatik dolum makinalarında kapatılan bu kutu, cok amaçlıdır. Dayaniklı tuketim mallarından ete kadar pek çok ürünü paketler. Üstüste istife dayanıklıdır.
FEFCO 0422 Kilitli Tava
Kalıplı kutu çeşitlerinden olan bu tava, diğer tiplerle birlikte kapalı olarak kullanıldığı gibi, otomatik dolumun sözkonusu olmadığı hallerde, kullanıcı tarafından elle katlanarak kurulan, teleskopik olarak kullanıldığında son derece dayanıklı bir ambalajdır. Genellikle şişe, kavanoz vb. ürünler için kullanılan tava; havalandırma ve tutamak yerleri eklenerek kiraz vb. meyvelerin ambalajı olarak kullanılır.
FEFCO 0451 Dört Nokta Yapıştırma Tava
Kalıpla Üretilen, dört köşesi yapıştirildiktan sonra düz olarak sevkedilen tavalardır. Başka tiplerle birleşerek kapak olarak da kullanılırlar. Kurulmaları cok kolay olup, yaygin olarak dayanıklı tüketim malları ve gıda maddeleri ambalaji olarak kullanılırlar.
FEFCO 0460 Otomatik Dolum Tavası
Kalıplı kutu çeşitlerinden olan bu tava, içki, meşrubat gibi ürünlerin ambalajlanmasında kullanılır. Kullanımı oldukça yaygın olan ekonomik bir tiptir.
FEFCO 0713 Çökme Tabanlı Kutu
Kalıpla üretilen, ekleme ve taban yapıştırması yapılıp, duz olarak sevkedilen kutulardır. Genellikle tek dalga mukavvalarla üretilirler. Tüketici ambalajı olarak kullanılırlar. Kullanım öncesi kutunun çapraz köşelelerinin ortaya doğru itilmesiyle tabanları otomatik olarak kurulur. Kapatma için ek malzeme gerektirmezler. Ofset baskılı kutuların vazgecilmez tipi olup, cam ve bunun gibi hassas ürünlerin ambalajinda kullanılırlar.
FEFCO 0900 ARA PARÇA
Oluklu mukavva kutuların en kapakları arasında kalan boşluğu doldurmak için yerleştirilen parçadır.
FEFCO 0904 Çevre Takviye
Oluklu mukavva kutunun yan yüzeylerini kuvvetlendirmek, istifleme dayanımı kazandırmak amacı ile kutu iç ölçülerine uygun olarak rillenmis parcalardir. Bu takviyelerin olukları her zaman slotter rillerine paraleldir.
FEFCO 0933 Separator
Oluklu mukavva kutuların içinde kullanılan, istenildiği kadar göz sayısında üretilen ayırıcı malzemedir. Tek tek paketlenmesi gereken ürünleri, koruyucu gözler içine alarak, aynı ambalaja güvenli olarak konulmasını saglar.
FEFCO 0970 Köşe Takviye
Oluklu mukavva kutuların köşelerini kuvvetlendirmek için kullanılan takviyelerdir.
Teşhir Kutuları
0716 dışında, FEFCO kodları ile tanımlanmayan, her kuruluşun FEFCO kutu tiplerini türeterek veya tamamen özgün tasarımlarla ürüne uygun olarak geliştirdiği kutulardır. Satış noktasında, rafta veya tezgahta ürünleri tüketiciye sunan, kısmen veya tamamen açılarak ürünün görülmesine olanak veren, reklam kampanyalarının vazgeçilmez öğeleridir.
Teşhir Standları
Buyuk mağaza zincirlerinin rağbet ettiği, bazen sadece teşhir ve tanıtma bazen de taşıma görevi üstlenen standlardır. Sadece teşhir amaçlı kullanım söz konusu olduğunda, düz olarak sevkedilen parçalardan oluşan, yerine kolay kurulan elemanlardır. İçi ürünle doldurulduktan sonra bir dış kutu ile sevkedilen, satış noktasında sadece dış kutusu çıkarılarak aynı amaç için kullanılan çeşitleri de vardir.









kutu ve benzeri objelerin nasıl yapıldıgını merak ediyorsan tam aradıgın site bu site kutuların ve benzer bir çok uçuk kaçık şeyin nasıl yapıldıgını gösteriyor.

bedava korna yapın

meta cafenin ingilizce dilinde youtube dan üstün olduğunu duymuştum amreika genelde metacafe ye giriyormuş aslında dogrudu metacafede işe yara onlarca şey bulabilirken youtube da sadece siyasi politik çekişmeler söz konusu .
bu videoda havalı korna ypıyoruz hemde çok kolay link http://www.metacafe.com/watch/352175/how_to_free_air_horn/

98 çeşit mısır nasıl patlatılır

bunu biz öğretmiyoruz
patlamış mısır nasıl yapılır?
sitesi öğretiyor . ingilizce olması sizin hevesini kırsada ingilizce sözlüğüyle bu işi halledebilirsiniz yok halledemem derseniz bi tandıktan yardım alın az bişey değil 98 cesit cevirmeye kalksak siteyi baştan yapmış oluruz .

Mandal'dan Tabanca Yap hadi

linkteki metacafe videosunda mandal tabanca nasıl yapılır onu gösteriyor
bunun için almanız ya olması gerekenler


  1. 1 adet tahta mandal
  2. kibrit
  3. lastik
eğer kaliteli bir kibrit alırsanız ve kibritn kutusunda olan kibriti yakan şeyi mandalın ucuna eklerseniz kibrit siz tetikleyince yanacaktır.

elektrik motoru yapın (basit)




Kabloyu pilin etrafında 10-15 tur dolayıp bir sarım elde edelim.

Elde ettiğimiz sarımı iki ucu açık kalacak şekilde pilden ayıralım.

Uçlarını güzelce saralım ki sarımımız dağılmasın.

Sarımımızın uclarını bıçakla kazıyalım. Çünkü bazı kablolar yalıtkanla kaplı olur.

Lastikler mıknatısı ve çengelli iğneleri şekildeki gibi tutturalım.

Lastikler mıknatısı ve çengelli iğneleri şekildeki gibi tutturalım.



Tavuk Döner Yap

dönercinin paketi geç getirdiğinden yakınanalar için :D
malzemeler

4 adet tavuk fileto derisiz

1 adet kuru soğan

tuz karabiber



yapılışı

3 adet tavuk fileto inceltilir annem kasapta yaptırdı

1 adet tavuk fileto soğanla birlikte rondodan geçirilir tuz ve karabiberde atılır

sera streç film serilir üstüne 1 adet tavuk fileto koyulur kıymamızdan serilir ve tekrar aynı işlem yapılır en üstede serilir ve sıkıca rulo yapılır.derin dondurucuda dondurulur.

Buzluktan çıkar çıkmaz kıyılır incecik biraz yumuşarsa dilimler kalın oluyor.

sonrada afiyetle yenir.
döner resmi koymadım benim hoşuma gitmiyor döner resimleri siz hala gücünüzü kullaının artık

Çay Demle Hadi


demli.net domainini aldıktan sonra artık hayatımızda demli şeylerde olmaya başladı rastlantı olarak şimdi vereceğim çay demlenin altın kurallarıda bunlardan biri.
www.demli.net adresimize herkesi bekliyoruz bu arada
Taze ve soğuk su kullanın.





Daha iyi bir demleme ısısına ulaşmak için demliği ısıtın.

Çayın ölçüsüne dikkat edin; fazla çay koymak hem ekonomik değildir hem de çay acı olur.

Su kaynadığı anda, suyu demliğe ekleyin.

Tüm lezzetin açığa çıkabilmesi için 3-5 dakika demleyin.

Eğer çayınızı süt ile içmek istiyorsanız daha iyi karışması için fincana önce sütü koyun.

Çayı kuru, hava almaz bir kapta muhafaza edin.

Çay Nasıl Saklanır?

İyi işlenmiş siyah çaylar, vakumlu ambalajlarda veya kapalı teneke kutularda iki yıla kadar dayanabilmesine rağmen, çayın tam olarak ne zaman toplandığını tespit etmek zor olabilir. Çoğu çaylar, deniz yoluyla taşındığı için satış noktalarına varmaları birkaç ay sürer. Yalnızca, mevsimlerin belirgin olarak ayırdedilebildiği bölgelerde yetişen, Darjeeling gibi birinci ve ikinci sürgünlerden alınan çayların toplanma zamanı belirlenebilir. Örneğin, haziran ayında satılan birinci sürgünler üç aylıktır. Bunlar gibi narin siyah çaylar en fazla altı ay dayanır ve bu durum yeşil çaylar için de geçerlidir. Çayı koyu renkli ve hava almaz bir kap içinde, rutubet ve buğulaşma tehlikesi olmayan bir yerde saklayın. Baharatlardan ve keskin kokulu yiyeceklerden uzak tutun çünkü çay kolayca bozulabilir.

İyi Çay İçin Birkaç Öneri


Su on saniyeden fazla kaynayıp fokurdamamalıdır yoksa gereğinden fazal oksijen kaybeder.

Soğumuş suyu asla yeniden kaynatmamak gerekir.

Demlenmiş çayı porselen çaydanlığa boşaltmadan önce bir kez karıştırın.

Yeşil çay, altlığı olmayan fincanla, siyah çay ise altlıklı fincanla sunulur.

Demliğin, çaydanlığın ve çay bardaklarının metal olmamaları ve deterjanla yıkanmamaları gerekir. Metal çaydanlıkta yapılan çayda metal tadı olur.

Çayla İlgili Birkaç Not

Çay bitkisinin uçlarında ve dallarında küçük çiçekler açar. Meyve üç gözlü kapsüldür. Çay bitkisinden yalnızca çay elde etmek için değil, ilaç üretmek için de yararlanılır. Thea Sinensis ve Thea Assamica (Theaceae) çaygillerin ekonomik açıdan en ilginç olanlarıdır. Literatüre bakılırsa, özellikle de tropik ve astropik ormanlarda, 28 cins ve 520 türde karşımıza çıkar. Çayın işlenmesi; soldurma, kıvırma, mayalama ve kurutulmayla yapılır.

Dört kilo yeşil yapraktan yaklaşık bir kilo çay elde edilir.

Avrupa’ya ilk çay 1610 yılında, o sırada henüz sekiz yıllık bir geçmişe sahip olan Hollanda Doğu Hindistan Kumpanyası’nın bir gemisiyle geldi.

Buzlu çay, 1904’te Saint Louis Dünya Fuarı’nda icat edildi.

windos vista kur hadi


shiftdelete.net in yayınlamış oldugu video ile vista kurmayı öğrenin

http://shiftdelete.net/site/videokurs/vista_kurulumu.swf

Akvaryum Yap Hadi

Hadi hazırlayın camları silikonları hep birlikte akvaryum yapalım..

Akvaryumun camlarını uygun boyutlarda kestiriyoruz.
size örnek olması açısından bu akvaryumda kullandığım camların boyutlarını veriyorum.

kapak ve alüminyum köşebentler akvaryum yapıldıktan sonra kesilebilir.
kuşakları özellikle sağdan ve soldan 2-4 mm kısa yapıyorum. akvaryum montajı sırasında 1-2 mm camların kayması söz konusu olabilir. kuşakların kısa gelen yerlerini silikon ile daha sonra doldurabiliriz.
Camları kestirdikten sonra camcının kenarlarını biley taşı ile köreltmesini sağlayın. eğer bu işlem yapılmazsa camların kenarları değdiği her yeri bıçak gibi kesebilir. camları tutarken de buna dikkat etmelisiniz. daha sonra camların temizliğine bakılmalı, eğer temiz değilse temiz bir sünger ve su yardımıyla temizleyebilir daha sonra iyice kurulayabilirsiniz. toz, kir, camcının elması ıslattığı gazyağı gibi etkenler camın yapışmamasına neden olabilir.
camlarınız, akvaryum silikonunuz, elinize bulaşan silikonu silmek için kağıt havlu veya peçeteniz, koli bant'ınız ve jiletiniz hazır ise başlayalım.

1- taban camını düzgün bir yüzey üstüne koymalısınız. unutmayın akvaryumu yapıştırırken yerini hiç değiştirmeyeceksiniz ve yapıştıktan sonra 24 saat orada kurumayı bekleyecek. bu yüzden çok kullanılmayan bir yeri seçmelisiniz. eğer yüzey çok düzgün değilse benimki gibi iki adet çıta kullanabilir ve sabitleyebilirsiniz.

2-taban camını soldan sağa doğru; bize uzak kalan uzun kenarına silikon çekiyoruz. bu işlemi yaparken camın en kenarına yakın olmasına ve düz bir çizgi şeklinde olmasına dikkat ediniz. silikon tabancasını resimdeki gibi açılı tutuyoruz. yere 45 o ve camın uzun kenarına 45 o açı yapmasını sağlıyoruz.

3-çektiğimiz bu silikonun üstüne arka camı oturtuyoruz.

4-arka camı yapıştırdıktan sonra sağ yan kenarın tabana ve arka kenara gelecek kısmına yine silikon çekiyoruz. silikon çektikten sonra buraya sağ kenarı sabitliyoruz. bu işlemden sonra arka camınız artık ileri geri oynamayacaktır.

5-aynı işlemi sol yan kenar için yapıyoruz ve onu da sabitliyoruz.

6-bir tek ön cam kaldı. sağ ve sol yan kenarların ön cama temas edecek kenarlarına silikon çekiyoruz. taban camının da üst kenarına silikon çekiyoruz. daha sonra ön camı yerleştiriyoruz. bu işlem de bitince akvaryumu 10 ar cm. halinde kestiğimiz koli bantlarıyla resimdeki gibi sabitliyoruz. işlem bitince gözle görebildiğimiz silikonlu kenarlara bakıyoruz, hava kabarcığı kalmaması gerekiyor ileride bu hava kabarcıkları akvaryumun patlamasına yol açabilir veya kurduğunuzun ertesi günü akvaryumdaki su akvaryumdaki bu kılcal deliklerden dışarı sızabilir. eğer hava kabarcığı kalmışsa işaret parmağınızla içeriden silikonu biraz sıvayarak bu deliklerdeki havayı dışarı çıkarabilirsiniz.

7-tüm bu işlemler bitip akvaryum 1-2 gün kuruduktan sonra alt köşebentleri önce uzunları sonra kısaları bol silikon ile yapıştırıp kenarlarını iyice sıvayın.

8-alt köşebentler kuruduktan sonra, eğer dokunmayacaksanız aynı zamanda üst köşebentleri de yapıştırın. bunları da resimdeki gibi koli bantlarıyla sabitleyin ki aşağıya süzülmesinler.
resimdeki akvaryumda ben bir yanlışlık yapmışım. üst köşebentlerdeki uzun kenarlar altta, kısa kenarlar üstte kalmalıydı.

9-üstte iki farklı ende köşebent yapmıştık. kalın olanı şekildeki gibi u şeklinde kavisli olarak kestirin. ben bunu bu akvaryumda denedim ilk defa. dış filtre ve ısıtıcı kullanan arkadaşlar faydasını görecektir. ayrıca cam kapağı tamamen kestirip yemlemeyi ve su eklemeyi bu delikten yapabilirsiniz.
bu cam üstte olması gerekirdi ancak altta kaldığı için buraya da ince bir cam kestirdim ve köşebendin üstüne yapıştırıp kapakla temas etmesini sağladım.

yavruluk- bunlar da kendi yaptığım camdan yavruluklar. altta boydan boya 2 mm. boşluk var ve yeni doğan yavrular buradan aşağıya geçiyorlar. kenarlarındaki camlar sayesinde akvaryuma aynen arı kovanlarındaki gibi sırayla asabiliyorsunuz.

Kürşad Tabakoğlu-Çanakkale-27.04.2002
www.akvaryumdoktoru.com'dan alıntıdır

vişne suyu yap

malzemeler
1 kg.vişne (kurtlu olması iyidir [organik] ama kurtlarını ayırın yazık onlarda canlı)
1kg. şeker (şeker pancarından olanı daha iyi oluyor)

yapılışı
vişne çekirdeklerini etli kısımdan ayırın
bir sıra vişne bir sıra şeker olacak şekilde cam kavanoza yerleştirin
vişneler suyunu salıp şekerler eriyinceye kadar bekletin (yaklaşık 1 gün)
içindeki vişneleri alın
içerideki suyu süzerek başka bir kaba alın
su ekleyerek içebilirsiniz

Reçel Yap hadi

REÇEL

Reçel meyvelerin çeşitli şekillerde şekerle dayanıklı hale getirilmiş şeklidir. Şeker oranı fazla olduğu için uzun zaman açıkta muhafaza etmek mümkündür.

REÇEL NASIL YAPILIR?

Reçel yapılacak meyveler öncelikle yıkanır. Varsa ezik ve çürükleri ayrılır. Daha sonra meyvenin cinsine göre çekirdekli veya çekirdeksiz dilimlenerek yada bütün halde reçele işlenir.

Reçel yapımı iki şekilde olur:

1. Katlama usulü ile reçel yapımı

Meyveler bir gün önceden şekerle katlanarak meyve suyunun şekerce alınması esasına dayanır. Çilek, vişne, erik, şeftali reçelleri bu gruba girer.

Katlama usulü ile yapılan reçellerde bir gün önceden temiz bir kap içerisinde her meyveye göre değişik olmak üzere şeker ve meyve birer kat olarak yerleştirilir.

Ertesi gün eğer sulanma fazla olmuş ve dışarıdan su ilavesine gerek kalmamış ise doğrudan doğruya; sulanma az ise gerekli miktar su ilave edilerek kaynatılır.

Fakat şuruptaki meyveler yumuşak olduğu için kaynama sırasında delikli bir kepçe ile meyveler başka bir kaba alınır ve şurup koyulaştırılıp istenilen kıvama gelince tekrar şuruba katılarak meyvelerin dağılması önlenir.

2. Doğrudan kaynatarak reçel yapımı:

Bu usulde yapılan reçellerde meyveler önceden meyve cinsine göre hazırlanan şurup içerisinde kaynatılarak istenilen kıvama getirilir ve ateşten alınır.

Elma, armut, ayva, kayısı, portakal ve mandalina gibi sert etli meyveler bu şekilde reçel yapımına daha uygundur.

Reçel hangi usulde yapılırsa yapılsın reçelde meyveler ezilmeden şekillerini kaybetmeden kalmalı ve şurupları parlak olmalıdır.

Reçele gerekli şeker miktarı meyvenin cinsine bağlıdır. Tatlı meyvelerde daha az, ekşi meyvelerde daha fazla şeker kullanılır. Genellikle 1 kg meyve için 1,5-2 kg şeker, meyvenin cinsine göre de 2-3 bardak su konur.

DİKKAT

Reçelin kristalleşmesini önlemek için pişirme sırasında limon suyu veya limon tuzu kullanılmalıdır. Reçele limon tuzu veya limon suyu katıldıktan sonra iki dakikadan fazla kaynatılmamalıdır.

REÇELİN KIVAMI NASIL BELİRLENİR?

Reçelin istenilen kıvamda olup olmadığı çeşitli şekillerde belirlenebilir.

1. Refraktometre ile:

Reçelin kuru maddesini belirleme esasına dayanan bu yöntemde refraktometre denilen alet kullanılır. Bu aletin özel yerine numune konulup kıvam tespit edilir. İstenilen dereceye gelmişse ateşten indirilir.

2. Termometre ile:

Normal olarak şeker nisbeti % 65-70 olan şuruplar 104-105°C de kaynar. Sıcaklık bu dereceyi bulunca indirilirse uygun kıvam elde edilir.

3. Damla usulü ile:

Damla usulüyle kıvam tesbiti ise iki ayrı yolla yapılır.

a) Kontrol edilecek şuruptan bir miktarı alınır, tırnak üzerine veya temiz bir kaba damlatılır. Şurup yayılmıyor ve şeklini kaybetmiyor ise reçelin kıvamı tamamdır.

b) Su dolu bir bardak içine kontrol edilecek şuruptan bir damla damlatılır. Eğer damla dağılmadan bardağın tabanına kadar inerse reçel kıvamını bulmuştur.

REÇELLER NASIL MUHAFAZA EDİLMELİDİR?

Arzu edilen kıvamdaki reçeller ateşten indirildikten sonra kavanoz veya uygun kaplarda muhafaza edilir.

Reçeller kavanozlara sıcak iken doldurulur, kapakları sıkıca kapatıldıktan sonra, ters çevrilip bırakılır. Reçeller rutubetsiz ve loş yerlerde saklanmalıdır.

REÇELLERDE GÖRÜLEN BOZUKLUKLAR:

Köpürme:

Reçeller şeker oranı ve dolayısıyla kıvamı düşük olursa açıkta muhafaza edildiğinde köpürme olur.

Kristalleşme:

Reçellere limon suyu veya tuzu ilave edilmediği takdirde şekerlenme de denilen kristalleşme olur.

Ülkemizde yapılan değişik reçellerin hazırlanışını ayrı ayrı inceleyelim.

ÇEŞİTLİ REÇELLERİN YAPILMASI

A- Katlama İle Yapılan Reçeller:

1. Vişne Reçeli:

İri ve olgun vişnelerden reçel yapılır.

Vişne reçeli yaparken:

1 kg. vişne

1 .5-2 kg. şeker

1.5 gram limon tuzu veya bir limon suyu kullanılır.

Vişneler bol su ile yıkanıp, sapları koparılır, çekirdekleri çıkarılıp, sonra bir kat şeker bir kat vişne olmak üzere en üste şeker gelecek şekilde bir kaba veya reçel pişirme tenceresine katlanarak konur. Bir gece veya 4-5 saat kendi haline bırakılır. Şeker vişnenin suyunu emer ve eriyerek sulanır. Ertesi gün vişnelere hiç su ilave edilmeden pişirilir, vişneler bir süre piştikten sonra delikli kepçe ile dışarı alınır, şurup karıştırılarak koyulaştırılır, sonra vişneler şuruba tekrar konarak limon tuzu veya limon suyu ilave edilir. 4-5 dakika daha pişirildikten sonra tam kıvamında iken ateşten indirilir ve sıcak sıcak temiz ve kuru kaplara doldurulur.

2. Çilek Reçeli:

Reçel yapmaya elverişli olan çilekler iri, gösterişli ve pişirilmeye dayanıklı olan kokulu çileklerdir. İstanbul'un Arnavutköy, İzmir'in Karşıyaka çilekleri pembe renkli ve hoş kokuludur.

Çilek reçeli yaparken:

1 kg. çilek

2 kg. şeker

2 limon suyu veya 2 gram limon tuzu hesap edilir.

Çilekler delikli bir kevgir veya sepet içerisinde suya daldırmak suretiyle ve hiç kum kalmamak üzere yıkanır. Bu şekilde yıkanan çileklerin sapları koparılır, sonra toz şekerle bir kat şeker ve bir kat çilek olmak üzere pişirme tenceresine katlanır. Ertesi güne kadar çilekler böylece bekletilir, bu süre içinde şeker çileklerin suyunu çeker ve sulanır.

Bu durumda olan-şeker ve çilek karışımı birlikte kaynatılır. Kaynatma tamamlanarak reçel yapılır veya kısa bir süre kaynatılan çilekler gene oldukları gibi şurup içinde bir gece bırakılır. Ertesi gün çilekler bir delikli kepçe ile şuruptan alınarak şurup koyulaştırılır, sonra çilekler koyulaşmış şuruba konur, limon suyu veya limon tuzu ilave edilerek kıvamına kadar pişirilir ve ateşten indirilir. Soğumadan temiz ve kuru kaplara konur.

3. Şeftali Reçeli:

Önce şeftalilerin kabukları soyulur. Bunun için şeftaliler bir tenceredeki kaynamakta olan suya bir tülbent içinde batırılır. Suyun miktarı en aşağı 5 misli olmalıdır ki kaynama durmasın, şeftaliler kaynayan su içinde 1-2 dakika haşlanarak çıkarılır ve hemen soğuk suya daldırılarak soğutulur. Sonra bıçakla veya elle kabukları soyulur. Kabukları soyulmuş şeftaliler muntazam şekilde kesilerek ikiye bölünür ve çekirdekleri çıkarılır.

Şeftali reçeli yaparken;

1 kg. şeftali

1 kg. toz şeker

1 limon suyu veya 1 gram limon tuzu kullanılır.

Hazırlanan şeftaliler bir kat şeker ve bir kat şeftali olmak üzere pişirme tenceresine katlanır. En üste şeker tabakası getirmeyi unutmamalıdır.

Bu şekilde katlanan şeftaliler bir gece kendi halinde bırakılır, ertesi günü kendi suyu ile pişirilir. Kıvamını bulmaya yakın yani pişmenin sonuna doğru 1 limon suyu veya 1 gram limon tuzu ilave edilerek istenilen koyuluk ve kıvama gelince ocaktan indirilir. Soğumadan temiz ve kuru kaplara doldurulur.

4. Erik Reçeli

Üryani, Mürdüm ve can eriğinden iyi reçel yapılabilir. Çekirdekleri çıkarılabilen erikler reçel için elverişlidir.

Erik reçeli yaparken;

1 kg. erik

1 kg. şeker

1 limon suyu veya 1 gram limon tuzu kullanılır.

Reçel yapılacak erikler iyice yıkanır. Sapları koparılır ve bıçakla muntazam kesilerek çekirdekleri çıkarılır. Toz şekerle pişirme tenceresine katlanarak bir gece bekletilir. Ertesi gün kendi suyu ile pişirilir. 15 dakika kadar kaynatıldıktan sonra şurup duru ise erikler delikli kepçe ile şurup içinden alınarak bir kaba konur, şurup kaynatılarak koyulaştırılır. Şurubun koyulaşmasına yakın erikler tekrar şurup içine konur, kıvamını buluncaya kadar kaynatılır, sonra ateşten indirilir. Reçel sıcakken temiz ve kuru kaplara ağızlarında hiç boşluk bırakılmadan iyice doldurulur.

5. Gül Reçeli:

Gül reçeli yaparken;

100 gr. gül,

1 kg. toz şeker,

1 gr. limon tuzu veya 1 limon suyu,

1 .5 bardak su kullanılır.

Sabahleyin erkenden toplanan gül yapraklarının kokusu daha fazla olur. Gül yaprakları saplarından koparılarak 100 gr. tartılır, sonra suya daldırılarak yıkanır. Suyu süzülür ve bir makasla ince ince kesilir, sonra bir kavanoza veya reçel pişirilecek kapaklı tencereye toz şekerle iyice karıştırılarak konur. Karıştırma sırasında gerekli limon tuzu veya limon suyu da ilave edilerek kabın ağızı iyice kapatılır ve sonra serince bir yerde muhafaza edilir.

Şekerli gül yaprakları iki gün bu şekilde bekletilir. Bu süre içinde gül yapraklarının suyu şekeri alır ve sulanır, fakat bu pişirme için kâfi gelmez. Bunun için pişirmeye başlamadan önce güller kavanoza konmuşsa kavanozun şeker kalıntıları iki defada ilave edilerek, 150 şer gramlık su ile yıkanır ve pişme tenceresine dökülür. Eğer güller pişme tenceresinde şekerle karıştırılmışsa 1.5 bardak su dökülerek ateşte kıvamını buluncaya kadar pişirilir. Pişirmenin sonuna doğru hasıl olan köpükler iyice alınır, sonra ocaktan indirilen reçel sıcak sıcak kuru ve temiz kaplara doldurulur. Yukarıdaki tertibe göre yapılan reçel piştikten sonra 1100-1150 gram kalır.

B- Meyveleri, Şeker Şurubunda Kaynatarak Yapılan Reçeller:

1. Ayva Reçeli:

İki şekilde yapılır.

a) Ayvalar dilimlenerek parçalar halinde şurup içinde pişirilir.

b) Ayvalar rendelenerek şurup içinde pişirilir.

Birinci şekilde ayva reçelinin yapılışı:

1 kg. ayva (İki büyük veya 3-4 orta boy)

1 .5 kg. şeker (7,5 su bardağı)

750 gr. su (3 su bardağı),

1 limon suyu veya 1 gram limon tuzu.

Ayvalar iyice temizlenir, kabukları soyulur. İstenilen büyüklükteki dilimlere bölünür. Dilimler uzun olur veya ikiye bölünerek daha küçültülür. Hepsi tencereye konur. Üzerine 3 bardak su konur, yumuşayıncaya kadar haşlanır, bu suyun içine 1.5 kg. şeker atılır, şurup kaynatılır, köpükleri alınır. Şurup koyulaşıp reçel kıvamına gelince limon suyu konur. İki dakika daha kaynatılır, ocaktan indirilir. Sıcak iken temiz yıkanmış, kurulanmış kavanozlara doldurulur.

İkinci Şekilde Ayva Reçelinin Yapılışı:

Temizlenmiş, yıkanmış olan ayvaların kabukları soyulur. Her biri dörde bölünüp çekirdek ve çekirdek evleri temizlenir. Büyük delikli rendede rendelenir, diğer taraftan 1.5 kg. şeker 3 bardak su ile kaynatılıp, şurup yapılır. Şurubun köpükleri alınır. Rendelenmiş ayvalar kaynamakta olan şurup içine atılıp pişirilir. Reçel kıvamını bulunca içine limon suyu veya limon tuzu ilave edilir. İki dakika daha kaynatılır, indirilir. Ilık iken temiz yıkanmış kavanozlara hiç boşluk bırakılmadan doldurulur.

2. Elma Reçeli:

Elma reçeli yaparken;

1 kg. elma,

2 kg. şeker,

1 kg. su,

1 limon suyu veya iki gram limon tuzu hesap edilir.

Elmalar iyice yıkanır, kabukları soyulur sonra çekirdek evleri ince bir bıçakla oyularak çıkarılır. Dilimlere kesmek daha iyidir. Elmalar, kaynamakta olan 6 bardak su içinde yumuşayıncaya kadar haşlanır. Yumuşayan elmalar delikli kepçe ile dışarı alınır, suyu ölçülür veya tartılır. 1 kg. veya 5 bardak olmalıdır. Sıcak olan bu suya 2 kg. şeker ilave edilerek kaynatılır, şekerin köpüğü alınır, kaynayan şurup içine elmalar atılarak istenilen kıvama gelinceye kadar pişirilir. Pişme sırasında hasıl olan köpükler alınır, pişmenin sonuna doğru limon suyu veya limon tuzu ilave edilip 1-2 dakika daha kaynatılarak ocaktan indirilir, kaplarına sıcak sıcak konur.

3. Kayısı Reçeli:

Büyük sert dokulu, kokulu ve tam olmamış kayısılardan iyi reçel yapılır. Kayısı reçeli yaparken, kayısıları kireç suyuna koyup bir gece beklettikten sonra şurupla pişirilirse kayısılar diriliğini ve şeklini iyi muhafaza eder. Bunun için 250 gram sönmemiş kireç 4 litre suda karıştırılarak söndürülür. Kireçli su bir müddet kendi halinde bırakılarak durulması için beklenir. Üst kısmında toplanan duru kireç suyu çekirdekleri çıkarılmış kayısıların üzerine dökülür. Bir gece bekledikten sonra kaynamakta olan şurup içine atılarak pişirilir.

Kayısı reçeli hazırlanırken;

1 kg kayısı,

1.5 kg şeker,

750 gr su,

1 limon suyu veya 1.5 gram limon tuzu hesap edilir.

Tatlı kayısı çekirdekleri çıkarılır, kırılır. İçlerinin kabukları soyulur ve kaynayan şurup içine atılırsa reçele ayrı bir çeşni verir. Şurup içinde pişen kayısılar şeffaf bir durum alır. Şurup koyulaşmış, istenilen normal kıvam gelmişse limon suyu veya limon tuzu ilave edilip 1-2 dakika daha kaynatılarak pişirmeye son verilir. Kayısılar pişmiş ve şeffaf duruma geldiği halde şurup koyulaşmamışsa kayısılar delikli kepçe ile dışarıya alınır. Şurup kaynatılarak koyulaşmaya yüz tutunca kayısılar tekrar koyu şuruba konur, limon suyu veya limon tuzu ilave edilerek 5 dakika daha pişirildikten sonra ocaktan indirilir ve sıcak olarak temiz, kuru kaplara doldurulur.

4. Armut Reçeli:

Armut reçeli en iyi olarak kokulu orta olgunluktaki armutlardan yapılır.

Armut reçeli hazırlanırken;

1 kg. armut,

1 kg. şeker,

500-750 gr. su,

1 limon suyu veya 1 gr. limon tuzu hesap edilir.

Armutlar iyice yıkanır, kabukları soyulur, 4 veya 6 ya bölünerek dilimlenir. Çekirdek evleri çıkarılır. 1 kg. armut için 600 gram yani 3 bardak su kaynatılır. Temizlenen armutlar kepçe ile çıkarılır, haşlama suyu ölçülür veya tartılır. 750 gr. veya 3.5 bardak suya 1 kg. şeker ilave edilerek kaynatılıp şurup yapılır. Armutlar bu şurup içine konarak kıvamını buluncaya kadar kaynatılır. Pişirmenin sonuna doğru limon suyu veya limon tuzu konur. 1-2 dakika kaynatılarak ocaktan indirilir ve sıcak temiz kuru kaplara doldurulur.

5. Mandalina Reçeli:

Mandalina reçeli gayet iyi ve kokulu olur.

Mandalina reçeli hazırlanırken;

5 adet büyük mandalina,

1 kg. şeker,

500-750 gr. su,

1 limon suyu veya 1 gram limon tuzu hesap edilir.

Mandalinalar önce yıkanır, kabukları soyulur, dilimlere ayrılır. Dilimlerin şekli bozulmadan çekirdekleri çıkarılır. Çekirdeksiz mandalinalar daha elverişlidir. Dilimler üzerinde kalan beyaz lifler iyice temizlenir. Ayrı bir yerde mandalina kabukları, az bir su içinde 5-10 dakika kaynatılarak haşlanır. Sonra kabukları ezilerek kevgirden geçirilir veya varsa et makinasında kıyılır. Bir kg. şeker 500-750 gram su içinde kaynatılarak şurup hazırlanır. Şurubun köpükleri alınır, sonra mandalina dilimleri, kıyılmış kabuklar şurup içine atılarak hep birlikte istenilen kıvama gelinceye kadar pişirilir. Pişirmenin sonuna doğru limon suyu veya limon tuzu ilave edilerek 1-2 dakika daha kaynatıldıktan sonra ocaktan indirilir ve sıcak sıcak temiz kaplara doldurulur.

6. Turunç Reçeli:

Turunç reçeli hoş ve iyi kokulu iyi olur. Sevilen ve makbul reçeldir. Turunçların kabuklarından yapılır.

Turunç reçeli hazırlanırken;

5 turunç kabuğu,

1 kg. şeker,

500-750 gr. su,

1 limon suyu veya 1 gram limon tuzu kullanılır.

Turunçların yeşil veya kırmızı üst kabukları çok ince rende ile kazınır. Sonra kabukları altıya bölünerek dilimler halinde soyulur. Soğuk suya atılır. Bu kabuklar kıvrılarak iplere dizilir. Kabukların konduğu su bir gün içinde 4-5 defa değiştirilir. 3-4 gün sonra kabuklar 15-20 dakika kaynayan su içinde haşlanır.Bu sırada 1 kg. şeker 500-750 gram suda eritilir ve şurup yapılır. Haşlanmış turunç kabukları ipleri ile kaynamakta olan şurup içine atılır, pişirmeye devam edilir. Kabukları şeffaflaştırılıp şurup istenilen koyuluğa gelince şuruba limon suyu veyâ limon tuzu ilave edilerek 1-2 dakika daha pişirilir. Ateşten indirilerek sıcak sıcak temiz ve kuru kaplara doldurulur.

7. Portakal Reçeli:

Portakal reçeli hazırlanırken;

4 adet yafa portakalı,

1 kg. şeker,

500 gr. su,

1 limon suyu veya 1 gram limon tuzu kullanılır.

Portakallar iyice yıkanır, sarı kabukları bıçakla soyulur. Bu sarı kabuklar mandalina reçelinde olduğu gibi, az bir su ile yumuşayıncaya kadar haşlanır. Kevgirden veya et makinasından geçirilerek kıyılır. Portakalın beyaz kabukları soyularak atılır ve portakal dilimlere ayrılır, dilimler üzerinde bulunan beyaz lifler tamamen temizlenir, 1 kg. şeker ve 500 gram suda eritilerek şurup hazırlanır.

Kaynamakta olan şurup içine kıyılmış veya kevgirden geçirilmiş sarı kabuklarla portakal dilimleri konarak kıvamını buluncaya kadar kaynatılır, pişirmenin sonuna doğru limon suyu veya limon tuzu ilave edilerek 1-2 dakika daha kaynatılıp ateşten indirilir, fazla soğumadan sıcak bir vaziyette temiz ve kuru kaplara doldurulur.

Portakal Kabuğu Reçeli:

Kalın kabuklu olan yafa portakalların kabuklarından iyi reçel yapılır.

Portakal kabuğu reçeli hazırlanırken;

5 adet portakal kabuğu (orta büyüklükte)

1 kg. şeker,

500 gram su,

1 limon suyu veya 1 gram limon tuzu kullanılır.

Portakallar yıkanır, sarı kabukları rendelenir,. ince kısmı ile hafif

olarak kazınır, kabukları uzunluğuna 8 parçaya bölünür. Bundan sonra portakaldan soyulan kabuklar haşlanır, kıvrılarak ipe dizilir ve su içine konur. Kabukların her gün 1 defa suyu değiştirilir ve yeniden su konur. Bir kaç gün sonra acısı giderilen kabuklar 1 kg. şeker ve yarım kg. su ile yapılan kaynar şurup içine konarak istenilen kıvama gelinceye kadar pişirilir. Pişirmenin sonuna doğru limon suyu veya limon tozu ilave edilir ve 1-2 dakika daha kaynatılarak ateşten alınır, iplerinden çıkarılır. Sıcak sıcak temiz ve kuru kaplara doldurularak soğumaya bırakılır ve soğuyan kaplara diğer gerekli işler yapılır.

Not: Pişirme 1. gün yapılır, 2. gün tamamlanırsa daha güzel olur.

8. İncir Reçeli:

İncir Reçeli, küçük yeşil ilek (erkek) incirlerden yapılır. Reçel yapılacak incirlerin büyük ve içinde çekirdek teşekkül etmiş olması iyi değildir, incirler küçük ceviz büyüklüğünde iken toplanır. Daha büyük incirlerin içleri boş olduğu için reçelleri iyi olmaz. İncirler küçük veya büyük olduğuna göre aşağıdaki tertiple reçel yapılır.

60-80 adet yeşil incir,

1 kg. şeker,

500 gr. su,

1 limon suyu veya 1 gram limon tuzu kullanılır.

Önce incirler yıkanır, kabukları gayet ince olarak soyulur. Kabuklar hususi kabuk soyma bıçağı ile soyulursa muntazam soyulmuş olur. İncirler alt kısmındaki çekirdek evi küçük bir huninin uç kısmı batırılarak yuvarlak Resimde çıkarılır. Bundan sonra incirler kaynayan su içinde 15- 20 dakika haşlanır.

Soğuk suya atılarak diriltilir. Sonra 1 kg. şeker ve yarım kg. sudan yapılan şurup içine atılarak pişirilir. Pişirmeye incirler şeffaf oluncaya ve şurup koyulaşıncaya kadar devam edilir. Ocaktan indirilmeden limon suyu veya limon tuzu ilave edilir.

9. Üzüm Reçeli:

Üzüm reçeli çekirdeksiz üzümden iyi olur. Sultaniye çekirdeksiz üzümden güzel reçel yapılır.

Üzüm reçeli hazırlanırken;

1 kg. üzüm,

0.5 kg. şeker,

500 gram su,

50 gr. çam fıstığı (kavrulmuş),

1 limon suyu veya 1 gram limon tuzu kullanılır.

Üzümler iyice yakınır, suyu süzülür, sonra çöplerinden koparılarak danelenir. Yarım kg. şeker ve yarım kg. sudan hazırlanmış kaynar şurubun içine konarak pişirilir. Çam fıstığı üzüm reçeline iyi bir çeşni verir. Pişme devresinin sonunda limon suyu veya limon tuzu ilave edilerek 1-2 dakika daha kaynatılan üzüm reçeli ocaktan indirilip, sıcak sıcak temiz ve kuru kaplara konur.

10. Kabak Reçeli:

Kabak reçeli helvacı kabağından yapılır.

Kabak reçeli hazırlanırken;

1 kg. kabak,

1 .5 kg. şeker,

750 gram su,

1 limon suyu veya 1 .5 gram limon tuzu.

Helvacı kabağının iri, derin dilimli olanı iyidir. Kabuğu soyulmuş veya çekirdeği çıkarılmış kabak dilimleri 4-5 mm. derinlikte kesilir. Bu dilimleri 4 kg. su içinde 250 gr. sönmüş kireç eritilmiş ve durulmuş kireç suyuna konarak 6 saat veya daha fazla bekletilir. Sonra kabaklar duru suda yıkanıp suyu süzüldükten sonra şeker ve sudan yapılmış kaynar şurup içine konarak pişirilir. Reçel kıvamını bulunca limon suyu veya limon tuzu ilave edilerek 1-2 dakika daha kaynatıldıktan sonra ateşten indirilir. Sıcak sıcak temiz ve kuru kaplara doldurulur.

11. Karpuz Reçeli:

Karpuz reçeli yapımı için yeşil kısımları temizlenen kabuklar küp şeklinde parçalara ayrılır. Karpuz reçeli yaparken, küp şeklinde parçalara ayrılmış karpuz kabukları kireç suyuna konur ve bir gece bekletildikten sonra şurupla pişirilir. Bunun için 250 gr. sönmemiş kireç 4 litre suda karıştırılarak söndürülür. Kireçli su bir müddet kendi halinde bırakılarak durulması beklenir. Üst kısımda toplanan duru kireç suyu karpuz kabukları üzerine dökülür. Bir gece bekletildikten sonra kaynamakta olan şurup içine atılarak pişirilir.

Karpuz reçeli hazırlanırken;

1 kg. karpuz kabuğu,

1.5 kg. şeker,

750 gram su,

1 limon suyu veya 1 .5 gram limon tuzu hesap edilir.

Şurup içinde pişen karpuz kabukları şeffaf bir durum alır. Şurup koyulaşmış, istenilen normal kıvama gelmişse limon suyu veya limon tuzu ilave edilip 1-2 dakika daha kaynatılarak pişirmeye son verilir. Sıcak olarak temiz ve kuru kaplara doldurulur.